Kan Bakır Düzeylerini Azaltmak  Kanseri Düzeltici Etki Mi Sağlıyor?

Kan Bakır Düzeylerini Azaltmak Kanseri Düzeltici Etki Mi Sağlıyor?

Bakır vücudumuz için önemli bir elementtir. Dokuları yeniler, saç ve göz sağlığı için bakır önem taşır. Yaşlanmayı geciktirir, kalp ritimlerinin düzenlenmesine katkıda bulunur. Tiroid bezinin sağlıklı çalışmasını, yaraların hızla iyileşmesini sağlar, barsak sağlığını korur. Bakır eksikliğinde birçok hastalık oluşabilmektedir. Kansızlık, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal, düşük yapma, kusurlu doğum yapma, düzensiz kalp ritmi, enfeksiyonlara karşı direncin düşük olması ve kemik hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Deniz ürünleri, mantar, susam, ayçiçeği, kabak çekirdeği, fındık, fıstık, badem, bakliyat, kuru erik, keçi peyniri, sarımsak, yulaf, pancar bakır açısından zengin gıdalardır.

Wilson hastalığı gibi bakırın vücutta fazla miktarda depolanmasına bağlı gelişen hastalıkların tedavisinde kullanılan Tetrathiomolibdate (TTM) isimli bir ilacın, reseptör testleri negatif (Triple negatif) meme kanserli farelerde hastalığın başka organlara yayılmasının engellediği belirlenmiştir. İlginç olan bir diğer durum ise memedeki tümörün büyümesinde bir değişiklik oluşturmamasıdır.

TTM ilacı, kanser hücresi içindeki bakır düzeylerini azaltarak hastalığın başka organlara yayılmasının önlediği düşünülmektedir. Hücrede bakırın azalması hücre içinde gelişen pek çok biyokimyasalda değişikliklere neden olmaktadır. En başta görülen değişiklik kanser hücresinin yaşaması için hayati öneme sahip enerji üretiminde zorluk yaşamasıdır. Bakır, normal düzeylerde iken mitokondri içinde enerji üretimi ile ilgili oksidatif fosforilasyon işleminde rol oynar. Yapılan çalışmalarda kanser hücrelerinde normal hücrelerinden daha fazla hücre içi bakır ve buna bağlı olarak daha yüksek oranda oksidatif fosforilasyon işlemi gerçekleşmekte olduğu belirlenmiştir. Hücre içi bakır düzeylerindeki azalma bu nedenle kanser hücrelerini normal hücrelerden daha fazla etkilenmesine sebep olmaktadır. Enerji oluşumundaki bu yetersizlik, AMP ile aktive protein kinaz mekanizmasını uyarmakta ve yine, kollajen oluşumu üzerindeki etkisi ile tümör hücrelerinin başka organlara yayılma ve bu organlarda kolonize olma özelliğini de baskılamakta idi.

UYARI

Web sitemizde yer alan yazı, grafik, resim ve diğer tüm içerikler sadece bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir tıbbi sorunla ilgili doktor tanısı, tedavisi veya konsültasyonu yerine kullanılması veya mevcut devam eden tedavinin sayfada verilen bilgiler doğrultusunda doktora danışmadan değiştirilmesi uygun değildir.

Prof Dr Hakan KARAGÖL'e Randevu almak için bizimle iletişime geçiniz.